EGE Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, Türkiye'de süt üretiminin yalnızca yüzde 40'ının modern tesislerde gerçekleştirildiğini belirterek süt hayvancılığının endüstriyel hale getirilmesi gerektiğini söyledi. İzmir Tarım İl Müdürü Ahmet Güldal ise, İzmir'deki süt üretiminin yoğunluğuna dikkat çekerek, "Sütün patronu İzmir olmalı" dedi
Yorgancılar, Türkiye'nin 12 milyon ton yıllık süt üretimi ile 642 milyon tonluk dünya süt üretimi sıralamasında 16'ncı, inek başına süt veriminde ise 72'nci sırada yer aldığını kaydetti. Süt veriminde de dünya ortalaması olan 2 bin 188 kilogramın altında bin 709 kilogram süt üretilen Türkiye'nin Bulgaristan ve Romanya'nın gerisinde kaldığını aktaran Yorgancılar, özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde artan talebe karşı Türkiye'nin ihracattan daha fazla pay alması gerektiğini savundu.
Türkiye'nin 2009 yılının ilk 11 ayında 239 milyon dolarlık ihracatına karşılık 101 milyon dolar ithalat yaptığına da dikkat çeken Yorgancılar, "Yani neredeyse ihracatımızın yarısı kadar ithalat gerçekleştiriyoruz ki bu tarım ülkesi olmakla övünen Türkiye için hiç de iyi bir gelişme değildir" diye konuştu.
MODERNİZASYON SORUNU
Türkiye'de üretilen süt ve süt ürünlerinin üçte birinin Ege Bölgesi'nden yapıldığını hatırlatan Yorgancılar, Türkiye'de üretilen sütün yalnızca yüzde 40'ının modern süt tesislerinde gerçekleştirildiğine dikkat çekti. Bu oranın AB'de yüzde 95'lerde olduğunu aktaran Yorgancılar şunları kaydetti:
"Yani Türkiye'nin eksiği yine dönüp dolaşıp modernizasyon ve marka yaratamama sorununa gelmektedir. Böyle olunca Hollanda, İtalya ve Fransa tüm dünyaya süt ve süt ürünleri satarken, bizim pazarımız sadece Ortadoğu ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri ile sınırlı kalmaktadır. Bunun çözümü için süt hayvancılığı tamamen endüstriyel hale getirilmelidir."
Toplantıda konuşan İzmir İl Tarım Müdürü Ahmet Güldal ise, Türkiye süt üretiminin 10'da birinin İzmir'de gerçekleştirildiğini belirterek günlük 3 bin ton üretim yapıldığını kaydetti. "Rakamlardan anlaşılıyor ki sütün patronu İzmir olmalı" diyen Güldal, İzmir'de üretilen sütün ancak bin 700 tonunun soğuk zincirle sanayiciye ulaştığını anlattı.
Geri kalan sütün soğutulmadan sağlıksız koşullarda mandıra ve uygun olmayan işletmelere aktarıldığı bilgisini veren Güldal, "Hedefimiz sütün tamamını soğuk zincirle sanayiciye ulaştırmak. Bunun için önümüzdeki dönem sektör temsilcileri ile toplantılar yapacağız" dedi.
EBSO Süt ve Süt Ürünleri Komitesi Başkanı Serhan Sakıpağa da, süt üretimindeki kayıt dışı üretimin haksız rekabet oluşturduğuna dikkat çekerek toplum sağlığının da tehlikeye atıldığını savundu. Sakıpağa, bu konuda kamuoyunu bilinçlendirmek istediklerini de sözlerine ekledi.
Sütte fiyat istikrarı sağlanmalı
Tire Süt Müstahsilleri Başkanı Mahmut Eskiyörük, süt üreticisi fiyat istikrarsızlığının giderilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye`nin sütte fiyat istikrarsızlığını çözmesi gerektiğini söyleyen Eskiyörük `Süt fiyatlarındaki dalgalanmalar birçok üreticiyi yuttu. İnekleri sucuk yaptı. Sektör zor duruma düştü' dedi.
Türkiye'nin süt üreticisine sahip çıkması gerektiğini söyleyen Mahmut Eskiyörük, "Dünyanın ve Türkiye'nin geleceği tarım ve tarıma dayalı sanayide. Bu sektör artık küresel ölçekte stratejik önem kazanmış bir konumda" dedi. Eskiyörük, "Türkiye tarihine bakıldığında tarım ve hayvancılığa yeterince sahip çıkılmadığını üzülerek görüyoruz. Süt sektörünü yabancı ülkelerin eline kaptırmamanın tek yolu ulusal ve kalıcı süt politikaları üretmek. Süt üretimimizin verimi düşük, ayrıca kalite sorunu yaşıyoruz ve en önemlisi ise kayıt dışı hala çok yaygın. Süt üreticisinin tek isteği üretim planlaması ile birlikte fiyat istikrarının sağlanması" diye konuştu.