İzmir Çiftçi Örgütleri Güç Birliği Platformu (ÇİFTÇİPALT), üretici ve tüketicilerin ortak paylaşımı olan tarımsal ürünlerin sağlığı ve gıda güvenliği konularında son günlerde yapılan düzenleme ve uygulamaların ekonomik yansıması ile insan sağlığı yönünden değerlendirmesinin yapıldığı bir basın toplantısı düzenledi.
İzmir Çiftçi Örgütleri Güç Birliği Platformu (ÇİFTÇİPALT), üretici ve tüketicilerin ortak paylaşımı olan tarımsal ürünlerin sağlığı ve gıda güvenliği konularında son günlerde yapılan düzenleme ve uygulamaların ışığında ekonomik yansıması ile insan sağlığı yönünden değerlendirmesinin yapıldığı bir basın toplantısı düzenledi.
Türkiye nüfusunun %30'u teşkil eden tarım kesiminde en büyük sivil toplum örgütü olan çiftçiler, içlerinde yasalarla kurulan çeşitli isimlerdeki kuruluşlarla örgüt görev karmaşasına uğratılarak birbirlerine kırdırılmasının önüne geçerek ülke nüfusundaki sayısal güçlerinin ekonomik etkinliğine kavuşturmak üzere İzmir'de Prof Dr. Mustafa Kaymakçı, Muhittin Akbulut, Mahmut Eskiyörük, Hidayet Petin, Halil İbişoğlu, Ercan Yüksektepe, Halil Deveci, Ahmet Uysal, Tuncer Beybağa tarafından kurulan İzmir çiftçi örgütleri güç birliği platformu (ÇİFTÇİPLAT) adıyla 9 çiftçi örgütü bir çatı altında toplandı.
Bu hareket hızla İzmir tarım havzalarında yerel yönetimlerle kurdukları çiftçi masalarıyla büyüyor. Kurulan bu ÇİFTÇİPLAT yerel yönetimlerle birlikte uyguladıkları "köy pazarı" projesiyle oluşturdukları satış marketleriyle üreticiyle tüketicinin arasındaki mesafeyi kaldırarak sağlıklı tarımsal ürün ve gıdaları kentli tüketicilerle buluşturuyor. Son yıllarda insan sağlığının hızla bozulmasının ve ismi konmadık hastalıklarla baş başa kalmalarının yedikleri gıdaların yetiştirilip ve hazırlanmasındaki sağlıksız ortam ve gıda koruma maddelerinin sebep olduğunun ortaya çıkmasıyla tüm dikkatler tarımsal ürün ve gıdalara çevrilmişti. Bu yüzden gıda güvenliği yasası çıkarılmıştı. ÇİFTÇİPLAT' ta ülke insanımızın son günlerdeki gıda güvenli konularında içine düştükleri ikilemlere açıklık getirmek üzere "yerel üret, yerel tüket, sağlıklı kal" diye kampanya başlatarak platform içinde yer alan tarımsal kalkınma kooperatiflerinin ürettiği sağlıklı ve doğal tarımsal gıdalara dikkat çekmek üzere İzmir'in Konak ilçesindeki Sağlıkçılar Lokal'inde bir basın toplantısı düzenledi.
Birçok kooperatif temsilcisinin bulunduğu toplantıda masalar üzerinde İzmir Köy Koop'a bağlı birim kooperatiflerin üretip Avrupa Birliği ülkelerine bile ihraç ettiği konserveden peynire, kuru incirden sebzeye, zeytin yağdan şaraba kadar uzanan zincirde yurdumuzda sağlıklı sütün adı olan pastörize sütte yer almıştı.
Toplantıda platform adına dönem sözcülüğü yapan Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı söze başladı. "Kurdukları platformun başlıca amaçlarından birinin ortak sorunları belirleme ve satış yerleri kurarak kooperatif ürünlerini tüketicilere ulaştırmak olduğunu " söyledi. Prof. Dr. Kaymakçı "insan sağlığına en uygun besinin kendi ekosisteminde yetişen ürünler olduğunu, bu yüzden kendilerine "yerel üret, yerel tüket ve sağlıklı kal" sözünü slogan olarak seçtiklerini" ifade etti. Prof. Dr. Kaymakçı "Besinlerin özellikle sebze, meyve ve sütün tüketiciye ulaşana kadar vitamin, mineral ve antioksidan özelliğini yitirdiğine dikkat çekerek bu sürenin zaman ve ulaşımı açısından ne kadar kısa ise besinlerin de kalitelerini o ölçüde koruduğunu" anlattı. Bu nedenlerden dolayı Prof. Dr. Kaymakçı "platform olarak Köy Pazarları isimli bir tarım marketi kurduklarını belirtti. Bu sayede üretimle bağlantılı örgütleri tarımsal amaçlı kooperatiflerin ürünlerinin sağlık açısından güvenceli olarak pazarlandığını ve tüketicilere aracısız ulaştırdığını, böylece vatandaşların daha ucuz ürün alacağını" sözlerine ekledi.
Daha sonra söz alan Köy-koop İzmir İl Birlik Başkanı Muhittin Akbulut "bünyelerinde 107 birim kooperatif ve bu kooperatiflere üye 22 bin ortakları bulunduğunu, köy pazarlarında bu kooperatiflerimizin ürettiği 143 kalem tarımsal ürün ve gıda maddesini köy-koop ismi ve garantisiyle tüketicilere sunuyoruz. Hepsi tarlada tohumundan üretilip kooperatif tesislerinde işlenip gıda haline gelinceye kadar kayıtlı ve hijyenik olarak imal edilmektedir"dedi.
Veteriner Hekimler Odası genel sekreteri Hidayet Petin "son günlerdeki et ve hayvansal ürünlerin fiyatlarının ve artışı, bu ürünlerde insan sağlığını tehlikeye düşürecek her türlü işlemin yapılmasının da arttığını" söyledi. Petin bu yüzden gıda ya bağlı birçok akut hastalık sayısı da artışa geçti. Zaten son yıllarda daha çok kazanmak ve daha çok verim elde etmek için yapılan endüstriyel tarımla üretilen gıda ve hayvansal ürünlerde son dönemin kâbus hastalığı olan kanseri de yurdumuzda yaygınlaştırdı. Ama insanımız yerel üretip yerel ürünleri tüketirse bu gibi amansız hastalık risklerinden de kendisini kurtarır" dedi.
Tire süt kooperatif başkanı Mahmut Eskiyörük "kırsal kesimi yerinde yaşatıp, yerinde ürettirirsek hem sağlıklı gıdalara ulaşırız hem de üreticiden tüketiciye ucuz gıda sağlamış oluruz "dedi.
Gödence Tarımsal kalkınma kooperatifi başkanı Özcan Çağatay Kokulu " Dünyanın sağlık iksiri olan zeytinyağını Ege'nin incisi İzmir'in tarihi kızıl dağlarının mikro klimasında dünya piyasalarının dörtte biri fiyatla üreterek halkımıza sunuyoruz. Zaten kooperatifler tarımsal gıda ürünlerini üretildiği yerde işleyerek yakın çevresine sunuyor" dedi.
Peşrevli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Kamuran Gültekin " Bizim ürettiğimiz konserve, turşu ve reçeller Avrupa birliği ülkeleri tarafından "Özüm köy" markamızla talep edilerek her yıl 40-45 tırla Avrupa pazarlarına taşınıyor. 2002 yılında da ihracatın yıldızı ödülü aldık. Ürettiğimiz salçalar tıpkı eski analarımızın ninelerimizin ürettiği şekil ve kıvamda. Bütün ürünlerimiz de hiçbir koruyucu kimyasal kullanmıyoruz. Tamamen doğal ve fiyatları da yabancı marketlerin yarı fiyatına" dedi.
Kiraz İğdeli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Süleyman Top "14 köyden soğuk zinciriyle topladığımız sütleri gıda ve ziraat mühendisleri nezaretinde kaşar, tulum, teneke, lor peyniri haline getiriyoruz. Tüm üretimlerimiz İSO-900 ve İSO-22000 sertifikalarına sahip tamamen hijyenik şartlarda üretilmektedir. Peynirlerimiz de antibiyotikli süt kullanılmamaktadır. Fiyatları da piyasanın altındadır" dedi.
Basın toplantısı ürünlerin toplantıya katılanlar tarafından paylaşılmasıyla son buldu